Program kapsamında Sabancı Üniversitesi birinci sınıf öğrencileri 3 hafta boyunca toplamda 9 saat süren eğitimlerde toplumsal cinsiyet eşitliği, ayrımcılık ve çocuklarla toplumsal cinsiyet eşitliği konuşmak konularında bilgilendiriliyor. Ardından gerçekleştirilen etkinliklerde, üniversite öğrencileri, toplumsal cinsiyet
Karsan ve ILO, Çalışma Yaşamında Kadın Erkek Eşitliği için Harekete Geçti! ILO, Kıraça Holding ve Karsan’dan Çalışma Yaşamında Kadın Erkek Eşitliği İçin Önemli Adım! Kuruluşunun ardından yarım asrı geride bırakan, Türkiye’nin yerli ticari araç üreticisi Karsan ile Birleşmiş Milletler’in (BM) çalışma
Kadınkonusuyla ilgili olarak anayasanın 10. maddesi değişti. “Devlet kadın erkek eşitliğini sağlamak zorundadır.” denildi. Yerel Yönetimler Yasası değişti, Ceza Kanunu değişti. Kadına karşı işlenmiş bir suç, topluma karşı işlenmiş sayılıyordu, şimdi kadının bedenine karşı işlenmiş suç olarak kabul ediliyor.
Kadın-erkek eşitliği üzerine. Kadın-erkek eşitliği üzerine. Kadın-erkek eşitliğini bireysel hak ve özgürlükler alanında sağlamanın, toplumun huzuru için ne kadar gerekli olduğu açık. Kadın ve erkeğin, biyolojik ve sosyal konum itibariyle eşit olmadıkları da açık. Kadınların, erkeklerden fiziki güç ve cesaret
Cinsiyeteşitliği, toplumdaki sosyal alanlar ile doğrudan ilgili bir konudur. Eylem araştırması sosyal alanlardaki değişim ile ilgili düşünceleri, kadın erkek cinsiyetine yönelik
Fast Money. Feminist Sözler Genel olarak feminist denilince erkek düşmanı olan kadınlar ilk akla gelmektedir. Ancak bu durum böyle değil sadece feminist olan kişiler kadın haklarının savunucuları olmakta ve her zaman kadının ilk sırada geldiği konusunda çalışmalarda bulunan kişilerdir. Hem dünya genelinde hem de ülkemizde kadına olan davranış ya da yaklaşım her zaman olumsuz ve kötü olmaktadır. Bu durum karşısında rahatsızlıklarını dile getirmek ve bu alanda farklı çalışmalarda bulunan kişilere yardım edilmesi feministlik ile yorumlanmaktadır. Ayrıca bu tarz düşünceleri savunan kişiler toplum arasında çok hoş karşılanmasa da çok sayıda feminist düşünce kadınların haklarını sonuna kadar savunmak için farklı feminist sözler ile kendilerini daha iyi anlatmaktadır. Erkek ve kadın eşitliğine parmak basan bu sözler ile çok şey daha etkileyici şekilde anlatılmaktadır. Özellikle toplumda çok daha fazla zor zamanlar geçirmek zorunda olan kadınların yüklerinin hafiflemesi için bu tarz sözler her zaman güzel sözler ile desteklendiğinde çok daha etkili bir anlatım elde edilmesi mümkün olacaktır. Çok daha güzel bir dünya için pek çok farklı sözler çok daha doğru tespit yapılmasına yardımcı olmaktadır. Feminist Sözler Çiçeklerimizi koparabilirsiniz ama baharın gelişini engelleyemezsiniz! Eşitlik yoksa aşk da yok. Kadın kadındır, çiçek babandır. Özgürlük evlilikten güvenlidir. Tam iffetli olacağım, bir gülme geliyor. Sen onu benim klitorisime anlat. Erkeksiz bir kadın bisikletsiz bir balık gibidir. Gloria Steinem Çinliler zıplasa deprem, kadınlar zıplasa devrim olur. Kadınların gücünden korkan erkeklerden nefret ediyorum. Anais Nin Hayatının kadını olamam çünkü ben kendi hayatımın kadınıyım. Siz inanmayın, bir gün değişir elbet güneşe ve penise tapan rüzgarın yönü. Çiçeklerimizi koparabilirsiniz ama baharın gelişini engelleyemezler. Soru, bana kimin izin vereceği değil, beni kimin durdurabileceği. Ayn Rand Kendinizle uzlaşmaya çalışmayın. Neyiniz varsa osunuz. Janis Joplin Feminist olmanın en eğlenceli ve en güzel yanı, erkekleri korkutabilmek. Julie Burchill Hiçbir kadın mutfağın yerleri parlıyor diye orgazm olmaz. Betty Friedan Bence feminizm gerekli çünkü sokakta yürürken arkamı kollamak zorunda kalmak istemiyorum. Bir kadın olarak benim bir ülkem yok. Kadın olarak benim ülkem tüm dünya. Virginia Woolf Samimi olarak söylüyorum bir kadının iki seçeneği vardır. Ya bir feministtir ya da bir mazoşist. Gloria Steinen Erkek fikrini söylediğinde bir erkek oluyor. Kadın fikrini söylediğinde ise kahpe oluyor. Bette Davis Kadınların erkek korumasına ihtiyacı yoktur ama kendini korumayı öğrenmeye ihtiyacı vardır. Susan B. Anthony Tanıştığım her erkek beni korumak istiyor, neyden korumak istediklerini anlamıyorum. Mae West Neden ne tür bir kadın olduğunu seçmek zorundasın? Neden kendini herhangi bir şeyle sınıflandırmak zorundasın? Beyonce Toplumda aşkın dışındaki bütün ilişkilerde cinsiyet ayrımının ortadan kalktığını görmek istiyorum. Mary Wollstonecraft Asla açıklama, asla geri çekilme, asla özür dileme. Sadece yapılması gerekeni yap ve diğerlerinin zırlamasına izin ver. Nellie McClung Bana vahşi ve tehlikeli bir kadın olduğumu söylediler. Ben gerçekleri söylüyorum. Gerçekler de vahşi ve tehlikeli. Nawal El Saadawi Erkeklerin çok kıymetli olduklarına emin oldukları toplumlarda kadınlara sadece tolere ediliyor ama kadınlar yine de değerlendiriliyor. Aung San Suu Kyi Pakistan’da okula gitmemiz yasakken eğitimin kadının en büyük güç olduğunu fark ettim. Teröristler eğitimden bu yüzden korkarlar. Malala Yousafzay Kadını sadece sevmek kaba bir hata çünkü kadınların varoluşunda hem doğruluk hem sevgi vardır. Dünyadaki enerjileri bu ikisinden oluşur. Margaret Fuller Kadının zayıflığına dayanan kültürel şartlanmanın sebebi kadının güzelliğine duyulan saplantı değil kadının sadakatine duyulan saplantıdır. Naomi Wolf Kadın gibi değil erkek gibi yaşadım. Canım ne istiyorsa onu yaptım, kendimi geçindirecek kadar para kazandım ve yalnız kalmaktan korkmadım. Katharine Hepburn Ben de evde oturup kurabiye ve çay yapabilirdim ama mesleğimi yapmayı seçtim. Bu şekilde eşimden daha önce toplumsal hayatta rol aldım. Hillary Clinton Ölümün eşiğinde olan tüm toplumların yapısı erkeksidir. Bir toplum sadece bir erkekle kurtulabilir ancak hiç bir toplum kadının eksikliğinde varlığını sürdüremez. Germaine Greer Feminist size bağıran mutsuz insan anlamına mı, kadınların insan olduğuna inanan kişi anlamına mı geliyor? Bence ikincisi, bu sebeple ben de feministim. Margaret Atwood Kendi bedenine sahip olmayan ve bedenini kontrol edemeyen bir kadın özgür değildir. Ve hiçbir kadın bilinçli olarak anne olup olmamayı seçene kadar kendine özgürüm dememelidir. Margaret Sanger Ben hiçbir zaman feministin ne olduğunu anlayamadım. Ancak şunu biliyorum ki beni kapı paspasından ayıran duygularımı açıkladığımda insanlar bana feminist dediler. Rebecca West Kadınlardan yalnızca birer hanımefendi gibi bahsetmenizden, onların aslında rasyonel varlıklar olduğunu anlamamanızdan nefret ediyorum. Hiçbirimiz hayatlarımız boyunca sakin sularda yüzmek istemeyiz. Jane Austen Kızım ve kız torunlarım var haliyle hiçbir zaman kadının doğum kontrole olan erişimini engelleyen gerici gruplara oy vermeyeceğim. Bu dünyada yaşadık ve geriye gitmeyeceğiz, asla. Elizabeth Warren Kadınların başarılı olamayacağını düşünen sizlere şunu söylemek isterim İngiliz hükümetini bu pozisyona getirmeyi başardık. Hükümet artık şu alternatifle yüzleşmek zorunda Kadınlar artık ya öldürülecek, ya da oy kullanacak. Emmeline Pankhurst Kızlar kot pantolon ve bot giyip saçlarını kısacık kestirebilirler çünkü erkek olmakta hiçbir sakınca yok. Ama bir erkek için kız gibi görünmek aşağılayıcı çünkü sizler kız olmanın aşağılayıcı olduğunu düşünüyorsunuz. Madonna Pek çok kadın feminizmi erkek karşıtlığı ve karşı cins ile iletişim kuramamak olarak gördü ancak bütün mesele eşitlik ve insan hakları ile ilgili. Feminizm benim kimliğimin önemli bir bölümü umarım kızlar feminist diyalogun devamlılığına katkı sağlarlar. Lena Dunham
Kadın erkek eşitliği hakkında yıllardır çeşitli söylemler bulunmaktadır. Her ne kadar erkek egemenmiş gibi görünse de, durum aslında hiçte öyle değildir. Kadın erkek ilişkilerinde egemen taraf yoktur. Çünkü kadın ve erkek birbirini asla anlayamaz! Duyguların, ihtiyaçların, güdülerin ve fiziksel olarak her şeyin farklıyken karşı tarafı anlaman mümkün değildir. Bir tarafta doğurganlık birinci güdüyken, diğer tarafta ise cinselliktir. Biri evlenirken eşine sadakat ile bağlıyken, diğeri çok eşliliğe fizyolojik olarak yatkın olabiliyor. Bu durumda insanların birbirini anlaması beklenemez. Kadın Erkek Eşitliği, Kadına Şiddet, Kadın ve Erkek Neden Eşittir? Her iki tarafında farklı özellik ve yapılarda olması, bir ilişkiyi yürütürken yeterli bir sebep durumuna geliyor. Eğer karşınızdaki kişiyi anlayabiliyor ve ona saygı gösteriyorsanız, onu olduğu gibi kabul ediyorsanız, o zaman sağlıklı bir ilişkinin en önemli temelini oluşturmuş oluyorsunuz. Kadına Şiddet Sadece Haksızlıktan İbarettir Kadını zayıf cins olarak gören ve erkeklerin kadınlara karşı uyguladıkları psikolojik ve fizyolojik şiddet tamamen haksızlıktır. Eğer zayıflık bahsedildiği gibi kaba kuvvet ise evet kadınlar zayıftır, kırılgandır, güçsüzdür ve erkeklere göre daha az vahşidir. Ama güçten kastımız ahlaki kavram ise kadın kadar fedakar, zorluklara daha fazla katlanabilen, erkeklerden bile cesur bir yapıya sahiptirler. Kadınlar olmadan erkekler var olabilir mi ? şimdiye kadar kendi başına hareket edilebilen, hiçbir kadın tarafından yönlendirmeyen kaç tane erkek gördünüz ? Kadına Değer Vermek Kadın ve erkek yan yana olmadığı takdirde bir bir yol elde edilemez. Kadınlara layık olduğu gibi davranmak lazım. Onları dört duvara hapsedip cezalandırmak insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. Orta doğuda kadınların en büyük engeli eşleridir. Artık bu tek düze yaşamı sona erdirmek lazım, herkes değişmeli ve değişimi de kabul etmeli. Böyle toplumlarda kadınlara da eşit haklar verilmediği sürece, gerileme kaçınılmaz olacaktır. Kadın ve Erkek Neden Eşittir? Kadın ve erkek aynı emeği ürettikleri için eşittir. Varoluş bakımından farklı olmaları, eşit olmadıklarını göstermez. Kadın ile erkek, insan ortak paydasında aynıdır. Her iki cins farklıdır, fakat dünya üzerindeki hakları eşittir. Erkek nefes alırken kadın alıyor, erkek uyurken kadında uyuyor ya da bir bebek her ikisinin ilişkisiyle dünyaya geliyor. Kadınsız da hayat olmaz, erkeksiz de.
Euronews • Son güncelleme 26/11/2017 euronews_icons_loading25 Kasım 'Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü' dolayısıyla dünya çapında etkinlikler Cenevre'ye, Roma'dan İstanbul'a farklı dillerde aynı mesajlar inen göstericiler pankartlarla ve sloganlarla kadına şiddeti yürüyüş öncesinde, İtalya polisi kadın cinayetlerine dair rakamları açıkladı. Ülkede, 2017 yılında öldürülen 84 kadından 31'inin cinsiyetinden dolayı cinayete kurban gittiği meclisinde de eylem vardı. Parlamento kapılarını sadece kadınlara açtı. Sandalyelerde vekiller değil, cinayete kurban gitmiş kadınların anneleri ile şiddet gören kadınlar vardı. Meclis Başkanı Laura Boldrini konuşmasında 'ağaç yaşken eğilir' dedi "Şiddeti kökünden kazımamız şart. Eğitime küçük yaşlarda başlamalıyız, çocuklara cinsiyet eşitliğini, kadınlara ve kadınların özgürlüklerine saygı duymayı küçük yaşta öğretmeliyiz. Kadınlar istedikleri zaman 'hayır' diyebilmeli ve bu kararlarına saygı duyulmalı."Kadınların karşılaştığı sorunlar, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un da gündemindeydi. Macron, cinsiyet eşiliği ile ilgili konulara okullarda ağırlık verileceğini ve şiddete maruz kalanlara devletin daha fazla destek olacağını vadetti. Meydanlardaki kadınlarsa yönetimin doğru adımlar attığını yeterli olmadığını bu yıl 337 kadın cinayete kurban gittiKayıtlara göre 'kadına şiddet vakaları' geçen yıllara oranla daha da arttı. Bu duruma ve daha fazlasında dikkat çekmek için İstanbul'da yaklaşık 2 bin kişi bir araya başta izin verilmedi ama toplanan kalabalığa polis müdahale dağılmadan önce okunan basın açıklamasında,*"Hayatlarımızı, anneliğe, aileye, şiddete hapsetmeye çalışan yasalara ve yargıya, nasıl bir hayat yaşayacağımızı bize dayatan adamlara, o adamları koruyan tek adama itaat etmiyoruz. Bizler kadınlar erkek-devlet şiddetinden uzakta, güvenli, eşit ve özgür yaşama arzumuzdan da, hayatlarımızdan da mücadelemizden de vazgeçmiyoruz." * genelinde benzer eylemler düzenlendi.
“Kadınlarla erkekler birbirinin aynıdır !” Kadın haklarıyla ilgili söz söyleyenlerden hiç böyle bir cümle duydunuz mu? İnsan Hakları Bildirgesi’nde ya da kadınların haklarıyla ilgili bir metinde böyle bir söze rastladınız mı? Rastlamış olamazsınız, çünkü eşitlik savunucularının böyle bir iddiaları yoktur. Hiçbir kadın hakları savunucusu, “Kadınlarla erkekler aynıdır, tıpatıp birbirlerinin kopyalarıdır” gibi bir iddiada bulunmaz. Ama galiba toplumumuzda bu iki kavram çoğu zaman birbirine karıştırılıyor. Kadın-erkek eşitliğine karşı görüşü savunanlar, “Kadınlarla erkekler aynı değildir” diyorlar. “Kadınlar ve erkekler birbirinden farklı varlıklardır. Bedensel ve duygusal olarak birbirlerinden farklı yaratılmışlardır!”Aynı değil ama eşitİyi ama, bunun aksini söyleyen yok ki zaten! Elbette kadınlarla erkekler birbirlerinin aynı değildir. Aralarında birçok fark vardır. Bunu bilmek için ne biyoloji profesörü olmaya, ne de insan davranışları konusunda uzmanlaşmaya gerek var. Beş yaşında bir kız ya da oğlan çocuğuna da sorsanız size bu gerçeği bedensel, fiziksel farkların yanı sıra, duygusal açıdan da iki cinsiyet birbirinden oldukça farklıdır gerçekten. Genel eğilim bakımından kadınlar ve erkekler, birbirini taklit etmek üzere değil, birbirini bütünlemek, eksik yönlerini tamamlamak üzere yaratılmış gibidirler. Çoğu zaman hayata ve olaylara farklı açıdan yaklaşırlar. Bir anneyle bir babanın çocuklarına sevgi gösterme tarzları ve onları yetiştirme anlayışları bile çoğu zaman belirgin biçimde farklı değil midir? Kısaca, “kadın yaklaşımı” ve “erkek yaklaşımı” diye iki farklı yetişkin tavrından bahsedilebilir herhalde. En azından genel çarpıtmalardan sakınalım!Bütün bunları söylerken, bu “aynı olmama” durumunu da ayrımcı çarpıtmalardan özenle korumak gerek. Aslında aynı işi çoğunlukla erkeklere göre’ olduğu kabul edilen herhangi bir işi bir erkek yerine bir kadın da pekâlâ yapabilir. Kadınların herhangi bir konuda ne beceri açısından ne de başka bir bakımdan bir eksiklerinin olmadığı aşikâr. Konu, bir “eksiklik” konusu değildir yani. Sadece bir kadının bazı ağır işlerde çalışması ve bu tür işlerde uzmanlaşması, basitçe, pratik değildir, hepsi bu. Ve unutulmamalı ki bunlar asla değiştirilemez kurallar değil, genel eğilimler olarak görülmeli. Yoksa erkek işi’ gibi görülen birçok meslekte uzmanlaşmış, ustalaşmış birçok kadın vardır gereken saygıyı göstermeyi unutmadan, cinsiyetler arasındaki doğal farklılıkların bilgece nedenlere dayandığını görmek esas olmalı. Ve toplumsal rol ve görevlerimizi üstlenirken bu farklılıkları dikkate Farklısın?Yine de birçok insan, kadınla erkeğin birbirini bütünleyen farklılıklara sahip oldukları gerçeğini yanlış yorumluyor. “Kadın ve erkek aynı değildir” cümlesini alıp, “Kadın ve erkek eşit değildir!” şeklinde değiştiriyorlar. İşin kötüsü, bu yaklaşım toplumsal kabullere ve yasal metinlerin kaleme alınış biçimine de yansıyabiliyor.“Kadınla erkek eşit değildir çünkü kadınlarla erkekler farklı yapıdadırlar!” Bu cümlede bir mantık hatası var. Neden mi? Bu iki varlık arasındaki eşitlik, onların birbirlerinin karbon kopyası olması gerektiği anlamına gelmiyor da ondan. Söz konusu eşitlik değer bakımından, fırsatlara ulaşma olanakları bakımından, yasalar önündeki haklar bakımından bir kadınla bir erkek arasında hiçbir fark olamayacağını ifade cinsiyette yaratılmış olduğumuzun insan olarak değerimiz, vatandaşlık statümüz ve temel insan haklarımız üzerinde hiçbir etkisi yok. Ve olmamalı. Kadın-erkek eşitliği her durumda savunulması gereken çok temel bir insan hakları ilkesi olarak kadınlarla erkekler birçok bakımdan farklılar. Birbirilerinin aynadaki görüntüleri olmadıkları kesin. Ama insanlık değeri, zekâ ve çeşitli yetenekler bakımından bu iki cinsiyet birbirlerinden üstün değiller ve toplum içindeki yerleri, yasalar karşısındaki konumları bakımından da sonuna kadar eşit muamele görmeliler. “Yaşasın kadın-erkek eşitliği” demek, bu bakımdan “Yaşasın kadın-erkek farklılığı” demeyi de gerektiriyor. Bu iki slogan da tıpkı kadın ve erkek cinsiyetleri gibi birbirlerini bütünlüyorlar çünkü.
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın 2013 yılında yayınladığı ve “anne ölüm oranı”, “ergen doğurganlık oranı”, “kadının siyasi katılımı”, “kadın okuryazarlığı” ve “kadının iş gücüne katılımı” göstergelerini ölçen Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği Endeksine göre Türkiye 187 ülke arasında yer almaktadır. Dünya Ekonomik Forumu’nun düzenli olarak yayınladığı “Cinsiyet Eşitliği Uçurumu” endeksine göre ise Türkiye, 2013 yılında, 136 ülke arasında 120. sırada yer almaktadır. Bu endekslerin sonuçları Türkiye’de yaşanan toplumsal cinsiyet eşitsizliğini ortaya serme anlamında çok önemlidir. Türkiye, 2010 yılında yayınlanan “Binyıl Kalkınma Hedefleri Gelişim Raporuna” göre, ilköğretimdeki cinsiyet eşitsizliğini ortadan kaldırma hedefine çok yaklaşmış olsa da, ortaöğretime devam etmeyen kız çocuklarının oranı kayda değerdir. Bin Yıl Kalkınma Hedefleri raporu, bin yıllık hedeflerin gerçekleştirilmesindeki sorun teşkil eden konular olarak bilhassa coğrafi ve sosyal cinsiyet eşitliği farklılıklarını ele almaktadır. Rapor, Türkiye’nin ciddi zorluklar ve yapısal engeller yaşadığı, Cinsiyet Eşitliğinin ve Kadın Güçlendirilmesinin Teşvik Edilmesi başlıklı 3. Hedefe özel ilgi gösterilmesi gerektiğine dikkat çekmektedir. Öte yandan, Türkiye’deki uluslararası toplumsal cinsiyet eşitliği izleme faaliyetlerinin yanı sıra, güçlü kadın hareketinin ve kadın kuruluşlarının çabaları sonucunda, 1990’dan bu yana, Türkiye kadın hakları konusunda dikkate değer gelişim kaydetmiş, toplumsal cinsiyetle ilgili ortak bir gündem geliştirilmiştir. Buna ek olarak son 10 yıl içinde, kadınlara karşı temel ayrımcılık hükümlerini kaldıran yasal düzenlemeler yapılmıştır. . Bu yasal gelişmeler sırasıyla; TBMM Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu’nun kurulması, cinsiyet eşitliği ile cinsel ve fiziksel manada kadın haklarının koruNması adımlarınI içeren ceza kanunu hükümleri, evlilikte erkek üstünlüğünü kaldırarak ailede kadın-erkek eşitliğini getiren medeni kanun hükümleri, aile içi şiddete karşı aile koruma kanunu hükümleri; “Kadınlara Karşı Her Çeşit Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi CEDAW, Avrupa Konseyi Kadına Karşı Şiddeti Önleme Beyanı, fazla nüfusu olan belediyelerin ve büyükşehir belediyelerinin kadın ve çocuk sığınma evleri kurmasını öngören 5393 sayılı Belediye Kanunu şeklinde özetlenebilir. Cinsiyet eşitsizliğinin en yoğun yaşandığı alan ise yerel düzeydir. İstihdam, okur yazarlık, üreme sağlığı açısından incelendiğinde bölgesel farklılıkların çok yoğun şekilde yaşandığı, bu alanlarda yerel politikalar üretmekte zayıf kalındığı görülmektedir. Örneğin, TÜİK’in Nisan 2013’te yayınladığı son istatistiklere göre Antalya’da 15 yaş üstü okuma yazma bilmeyen kadın oranı % iken, bu oran Şanlıurfa’da % çıkmaktadır. Bu durum toplumsal cinsiyete duyarlı yerel politikalar üretmenin önemini tek başına ortaya koymaktadır. Yerel düzeyde kadınların yaşadıkları sorunlar, güçlükler ve kısıtlılıklar yerel politikalar ve önlemlerle doğrudan bağlantılıdır. Oysa, kadının siyasi hayata katılımına bakıldığında da, eşitsizliğin en yoğun olarak yerelde yaşandığı görülmektedir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki kadın vekil oranı %14 olmakla beraber, yerel meclislere inildiğinde bu oran 2009 yerel seçimlerinde %3 İl Genel Meclisi – %4 Belediye Meclisi düzeylerine düşmektedir. 2014 yılı Yerel Seçimlerinde bu oran artmış olmakla beraber % yine de TBMM’deki temsil oranı olan %14’ün altındadır. Türkiye’deki toplam 81 ilde sadece 4 belediye başkanını kadın bulunmaktadır. Bu veriler de göstermektedir ki, kentler ve yerel politikalar geleneksel olarak erkekler tarafından tasarlanmakta ve bu tasarımlar kadın ve kız çocuklarının ihtiyaçlarını dikkate alma konusunda çok eksik kalmaktadır. Kadın Dostu Kentler Birleşmiş Milletler Ortak Programı, gerek oluşturduğu Yerel Eşitlik Mekanizmaları ve Yerel Eşitlik Eylem Planları, gerek yerel kadın STK’larla yerel yönetimler arasındaki işbirliğinin ve bu kurumların teknik kapasitelerinin geliştirilmesine yönelik faaliyetleri ile Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitliğinin hem yerel hem de ulusal düzeyde geliştirilmesini amaçlamaktadır.
kadın erkek eşitliği ile ilgili sloganlar