Veyemek seçimlerimizde bilinçli olarak sağlıklı kararlar verdiğim için de kendimi psikolojik olarak iyi hissediyorum. Akşam yemeği sonrası acıkmalarım, ya da çocukları uyuttuktan sonra olmayan enerjimi yiyecekle karşılama ihtiyacım yok oldu. Çok tatlı düşkünü olan ben tatlıyı hiç aramaz oldum.
Son nefeste imansız ölmekten korkuyorum. Psikolojik olarak da kendimi iyi hissetmiyorum. Bu mesele beni çok beter etmiş durumda. Lütfen ferahlatan bir Risale reçetesi sunar mısınız?
Değerli arkadaşlar; psikolojik olarak kendimi çok iyi hissetmiyorum , takıntı ,aşırı düşünme, para savurganlığı,olumsuzluk,ara ara intihar düşüncesi, (bunlar bir dönem oluyor , bazen olmuyor sonra yine oluyor)artık son noktaya geldiğimi ,aile düzenimin ve mesleki hayatımın bozulmasıni istemiyorum karar verdim yatarak tedavi olmak,bu düşüncelerden kurtulmak istiyorum .
"Antrenman yapmayınca stresim de artıyor. Psikolojik olarak da kendimi iyi hissetmiyorum. Biraz idmanlara başlasam kendimi iyi hissedeceğimi düşünüyorum. 2016 olimpiyatlarına giderken de bir sakatlık yaşamıştım, kasığımda 18 santimlik bir yırtık oluşmuştu.
A 0. Kendimi üzüntülü ve sıkıntılı hissetmiyorum. 1. Kendimi üzüntülü ve sıkıntılı hissediyorum. 2. Hep üzüntülü ve sıkıntılıyım. Bundan kurtulamıyorum. 3. O kadar üzüntülü ve sıkıntılıyım ki artık dayanamıyorum. C- 0. Kendimi başarısız bir insan olarak görmüyorum.
Fast Money. Kendimi neden mutsuz, boşlukta veya yorgun hissediyorum? Ne olursa olsun neden iyi hissetmiyorum? Hep kısa mutluluklar yaşıyorum ama içten hep mutsuzum. Eğer böyle düşünüyor ve hissediyorsanız bunun birden fazla sebebi olabilir. Ama bu durumu değiştirmenin de elinizde olduğunu belirtmem gerekir. Bir süredir depresyonda olabilirsiniz, bunun sebebi nedir? Bu hisler ne kadar süredir devam ediyor? Hayatınızı ne kadar etkiliyor? Yaşamınız ne kadar stres dolu? Bunların günlük yaşamınıza olan etkisi ne kadar? Bunu başlatan bir şey mi yaşadınız? Ki bu yaşanan şey yeni olmayabilir travma sonrası stres bozukluğu yazımda da bahsettiğim gibi, küçük yaşta yaşanan travmalar tüm hayata geniş bir stres ve üzüntü yelpazesi açabilir. Kendimi neden hep mutsuz hissediyorum? Eğer beslenme, uyuma, hareket rutininiz sağlıksızsa, küçük yaşta yaşadığınız bir travma varsa ve hatalı bir “mutluluk” algınız varsa kendimi neden hep mutsuz hissediyorum diye düşünmeniz kaçınılmaz olabilir. Günlük hayatınızda sizi mutsuz edecek bir şey yaşanmasa dahi, bulunduğunuz ev, ortam, hayatınızdaki kişiler, patronunuz, iş yerinizdeki sorunlar gibi etkenler genel “mutluluk” çatınızı etkileyebilir. Tepenizde büyük siyah bir çatı olduğunu düşünün, o evin içinde ne kadar ufak sevinçler yaşasanız da veya günü sorunsuz bitirseniz de yine de kendinizi tam olarak iyi hissedemeyebilirsiniz. Bildiğim şey, bilmediğimden daha iyidir Bazen böyle bir hataya ve kısır döngüye girebiliriz. Örneğin yıllardır mutsuz bir evlilik yaşayan kişiye “neden ayrılmıyorsun, bu çok mantıksız” gibi cümleler kurabiliriz. Ancak o kişinin bilinçaltı düşüncesi “bildiğim şey, bilmediğimden daha iyidir” olabilir. Yani bildiğim çaresizlik, acı ve hüzün bilmediğim neşe, huzur ve refahtan daha iyi diye düşünebilir. Beyin bilmediği, tanımadığı şeylere karşı çok temkinlidir. Bu yüzden bazen bir kısır döngünün içinde yuvarlanıp gideriz. Aynı şey self-sabotage durumunda da söz konusudur. Bu durumu ancak ve ancak cesurca adımlar atmaya başlayarak kırabiliriz. Tıpkı kronik mutsuzlukta olduğu gibi. Kendimi neden hep yorgun hissediyorum? Kendimi neden hep isteksiz, mutsuz, yorgun hissediyorum? Hayatta hiçbir şey beni heyecanlandırmıyor, bana neşe vermiyor. Neden hiçbir şeyden zevk almıyorum? Kendimi neden boşlukta hissediyorum? Şimdi listemizi hazırlayalım ve bunları hayata geçirmeye başlayalım. Hepsini birden aynı anda yapmamıza gerek yok. İçinden seçerek tek tek, belli bir süre koyarak, hepsini tamamlayalım. Uyku düzeni akşam 22-08 saatleri arasında uyuyor olmakHaftada 3 gün egzersiz spor, yürüyüş, pilates, plank her şey olurKarbonhidrat ve şeker içeren gıdaların tüketilmemesi ekmek, makarna, pilav, patates, tatlı yiyecek ve içeceklerSebze ağırlıklı beslenmekGünde ortalama 2-3 litre su içmekDopamin detoksu yapmakJomo yapmakCesur adımlarla hayatını değiştirmek Bunların dışında bir de vitamin, mineral ve hormon dengesinin araştırıldığı bir tahlil paneli de yaptırmak çok yardımcı olacaktır. Psikoloji davranış, düşünce ve tutum bütünlüğüdür. Bunlardan en az bir tanesi diğerleriyle uyum içinde olmadığında kendimizi kötü hissetmemiz kaçınılmaz olabilir. Bu bütünlüğü sağlayabilecek tek kişi kendimizizdir. Herhangi bir tanesinde bir sorun olduğunu hissediyorsak, biliyorsak, düşünüyorsak onu değiştirmemiz gerekir. Yoksa hayatımızda daha büyük sorunlara sebep olabilir.
1503 - Güncelleme 1523İSTANBUL Bostancı'da taksi beklerken kendisini elle taciz ettikleri için tepki gösterdiği kimliği belirsiz 2 erkek tarafından dövülen ve burnu ile dişleri kırılan Nagehan Bıyıklı, Sakarya'da yaşayan ailesinin yanına Bostancı'da taksi beklerken kendisini elle taciz ettikleri için tepki gösterdiği kimliği belirsiz 2 erkek tarafından dövülen ve burnu ile dişleri kırılan Nagehan Bıyıklı, Sakarya'da yaşayan ailesinin yanına geldi. Psikolojisinin iyi olmadığını, sürekli polisle irtibat halinde olduğunu anlatan Bıyıklı, saldırganların bir an önce yakalanmasını istiyor. İstanbul'da bir giyim firmasında sosyal medya uzmanı olarak çalışan Nagehan Bıyıklı 22, 29 Ağustos Cumartesi sabahı sıralarında Bostancı'da İETT otobüs durağında taksi beklerken, durakta oturan 2 erkeğin tacizine uğradı. Erkeklerden birinin elini, göğsünü ellemeye çalıştığı sırada iterek taksiye yönelden Bıyıklı, iddiasına göre kimlikleri belirsiz 2 kişinin saldırısına uğradı. Tekme tokat dövülen ve burnu ile dişleri kırılan Nagehan Bıyıklı, Sakarya'da yaşayan ailesinin yanına geldi. DHA muhabirine konuşan Nagehan Bıyıklı, "İki gündür telefonlarım susmuyor. Haber kanallarında adım soyadım ve fotoğraflarım yayınlandı. Yaşadıklarımı ailem ve beni tanıyan herkes öğrendi. Ailem psikolojimin daha fazla bozulmaması için kimseyle görüşmemi istemiyor. Şu anda önceliğim sağlık. Psikolojik olarak kendimi iyi hissetmiyorum. Polisle sürekli irtibattayım. Bostancı Karakolu olayla birebir ilgileniyor. Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleriyle sürekli irtibat halindeyim. Tek isteğim bana kabus dolu anları yaşatan o canilerin yakalanması. Taksicinin bulunmasını istiyorum. Canilerin yakalanıp, adalete teslim edilmesi acılarımı bir nebze olsun azaltacak" yandan Sakarya Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin Nagehan Bıyıklı'yı evinde ziyaret ederek, kendilerinden bir talebi olup olmadığını ve koruma tedbiri isteyip istemediğini sordukları öğrenildi. Bıyıklı ise polisten saldırganların yakalanmasını Sakarya Demirören Haber Ajansı / Güncel İstanbul Bostancı Sakarya Taksi Güncel Haberler Haberler ›› Güncel ››Tacizcilerin dövdüğü genç kadın 'Psikolojim iyi değil' - HaberlerBu haber Demirören Haber Ajansı tarafından hazırlanmış olup habere tarafından hiçbir editöryal müdahalede bulunulmamıştır. Demirören Haber Ajansı tarafından hazırlanan bütün haberler sitemizde hazırlandığı şekliyle otomatik servis edilmektedir. Bu nedenle haberin hukuki muhatabı Demirören Haber Ajansı kurumudur.
Kendimi iyi hissetmiyorum. Kendimi çoğu konuda yetersiz görüyorum. Mesela bu sene sınava gireceğim ve etrafımdaki insanların benden çok daha iyi olduklarını gördükçe geleceğe olan isteğim gidiyor. Sürekli stresten kaynaklı olarak denemelerde hatalar yapıyorum. Bazen düzelemezmişim gibi geliyor. Psikolog Ayşen Arslan Cevabı Merhaba ben psikolog Ayşen Arslan. Aslına bakarsanız bu yetersizlik hissi kendimizi dışarıdaki kişilerle kıyaslamaktan gelmektedir. Burada "kendimi çoğu konuda yetersiz görüyorum" derken buradaki bahsettiğiniz çoğu konu ne demek örneğin kendinize bunu sorabilirsiniz. Ya da kendimizi neye ve kime göre yetersiz hissediyoruz. Bizi diğerlerinden ayıran şey farklılıklarımızdır ve güzel olan şey de budur. Hepimiz okul hayatında çok başarılı olacağız sınavdan yüksek puan alacağız ve iyi bir üniversitede iyi bir bölüm okumak zorunda değiliz. Aslına bakarsanız bu kime göre iyi ya da kötü. Herkesi eşitleyen bu dünyada tek şey vardır o da 24 saatimiz ve 1 haftamız olması. Dolayısıyla başkasını değil sadece kendiniz ve mutlu olacağınız şeye odaklanın. Hepimizin yolu ve yokuşları başka olacak bu hayatta. Kendinize çok iyi bakın Sevgilerimle
Danışan Hiçbir şey eskisi gibi keyif vermiyor artık. Hayata karşı heyecanımı yitirdim. Tek yaptığım evden işe işten eve gitmek, o da zorla. Kimseyle konuşmak bile içimden gelmiyor. Sinirliyim, tahammülsüzüm, gerginim. Bir arkadaşım da benim gibi hissediyordu, doktora gitti, “Kaygı bozukluğu var” deyip ilaç vermişler. Acaba bende de mi kaygı bozukluğu var diye biraz araştırdım ama benimki tam da kaygı bozukluğuna benzemiyor. Neden böyle hissediyor olabilirim?- Dr. Başak Neler hissettiğinizi biraz daha anlatabilir misiniz?Danışan Özet olarak mutsuzum. Kendimi çok yalnız hissediyorum. Eşimle geçinemiyoruz ama ayrılamıyoruz da. Gelecekle ilgili kaygılarım da var, o yüzden bilemiyorum kaygı bozukluğu mu bu? - Dr. Başak Kaygı anksiyete bozukluğu yaşayan kişiler, şiddeti/sıklığı normal hayatta karşılaşılandan daha fazla olan ve daha uzun süren endişe, kuruntu, evham, vesvese, korku, huzursuzluk gibi duygular yaşarlar. Siz de buna benzer duygular yaşıyor musunuz?Danışan Bende de buna benzer duygular var ama arkadaşım kadar endişeli değilim. O benden çok daha panik bir insandır. - Dr. Başak Panik hastalığı da kaygı bozukluğunun bir alt kategorisi. Aslında kaygı bozukluğu, biraz önce söz ettiğim duyguların eşlik ettiği birçok psikolojik sıkıntıyı içeren genel bir kategorinin adı. Panik bozukluğu, çeşitli fobiler, takıntı hastalığı, travma sonrası stres bozukluğu, akut stres bozukluğu ve yaygın anksiyete bozukluğu gibi çeşitleri var. Sık el yıkama veya muslukları, kapıları sık sık kontrol etme, beklenmeyen panik atakları, yükseklik korkusu veya köprülerden geçme korkusu nedeniyle seyahatlerden kaçınma, evden çıkamama, insanların önünde konuşamama gibi çeşitli davranışları içeriyor. KAYGI VE DEPRESYON ARASINDAKİ FARKLARDanışan Anladığım kadarıyla bende kaygı bozukluğu yok, ben sadece mutsuz ve umutsuzum. Kimseyle görüşmek, konuşmak istemiyorum. Acaba depresyonda mıyım? Kaygı bozukluğu ile depresyon arasında ne fark var? - Dr. Başak Aralarında belirgin farklılıklar var ama bazı kişilerde ikisi aynı anda gelişebilir. Yani kişi hem depresyon hem de kaygı bozukluğu yaşıyor olabilir. En temel farklara bakacak olursak; kaygı genellikle geleceğe, gelecekte yaşanacak olaylara ait korkuları, endişeleri içerir. Gelecek derken bu bir dakika sonrası da olabilir bir gün sonrası da... Kaygılı insanlar şu anda değil bir sonraki anda yaşarlar ve başlarına hep kötü şeylerin geleceğinden korkarlar. Bu nedenle sürekli olarak önlem alma gereği hissederler ve enerjilerinin çoğunu önlem almak için harcarlar. Onların düşünce tarzı genellikle “ya öyle olursa, ya böyle olursa” şeklindedir. Örnek olarak, yüksekten korkan bir kişinin asansörün içindeyken korkmasının nedeni, kendini düşüyor hayal edip “ya düşersek” şeklinde düşünmesi. Danışan Tam arkadaşımı anlattınız. Acayip evhamlı bir insandır. Günde 10 kere kızını arar “Servise bindin mi, servisten indin mi, okula vardın mı, okuldan çıktın mı?” - Dr. Başak Depresyonda olan kişinin bu tip korkuları, endişeleri olmaz. Onların kendilerine, hayata ve geleceğe ait olumsuz düşünceleri vardır ve bu düşüncelerin gerçek olduğuna inanırlar. Kaygılı kişiler “ya işimde başarılı olamazsam, ya yetiştire-mezsem” gibi cümleler kurarken, depresif kişiler “ben işimde başarılı olamam çünkü yetersizim, kimse beni beğenmiyor” gibi cümleler kurarlar. DEPRESYONUN ŞİDDETİ TEDAVİ ŞEKLİNİ BELİRLERDanışan Bu anlattıklarınıza göre ben Dr. Başak Olabilir. Söz ettiğiniz şikayetleriniz bir-iki günden fazla devam ettiyse, duygusal anlamda acı çektiğinizi düşünüyorsanız, etrafınızdakiler de sizdeki bu durumu fark ediyorsa ve hayatınız bu duygulardan olumsuz etkileniyorsa, depresyonda olma ihtimaliniz İlaç almam gerekir mi? Ben ilaç almak Dr. Başak Depresyonunuzun şiddetine göre tedavi yöntemi belirlenir. Bazen sadece psikoterapi yeterli olur fakat daha ağır durumlarda ilaç ve psikoterapi beraber uygulanmalıdır. Danışan Ben çok şiddetli olduğunu düşünmüyorum. - Dr. Başak Günlük yaşantınız çok etkilenmiyorsa, işe gidip gelmeye, aile ve arkadaşlarınızla zaman geçirmeye devam ediyorsanız, iştahsızlık, uykusuzluk gibi fiziksel şikayetleriniz ve intihar düşünceleriniz yoksa, depresyonunuz çok ağır olmayabilir. Danışan Hafif depresyonda olanlar nasıl olur?- Dr. Başak Sizin de başta tarif ettiğiniz gibi hayattan zevk alamazlar, eskiden yaptıkları aktivitelere karşı ilgileri azalır, hayata daha karamsar bakarlar ama bununla beraber yaşamın gerekliliklerini zor da olsa yerine KADINLARDA DAHA SIK GÖRÜLÜYORDanışan Sanki bütün arkadaşlarım bu anlattıklarınızı yaşıyor. Kadınlarda daha mı yaygın?- Dr. Başak Evet, depresyonun kadınlarda daha yaygın olduğu gözleniyor. Biyolojik, hormonal ve sosyal faktörler, kadınların depresyona girmesine neden oluyor. Özellikle hormonların, beynimizde duyguları kontrol eden sistemlerin üzerinde direkt bir etkisi var. Örneğin doğum sonrasında kadınlar hem hormonal hem de fiziksel değişiklikler yaşıyorlar, buna bir de bebeğin sorumlulukları eklenince depresyona girmeye daha yatkın oluyorlar. Bazı kadınlar adet öncesi yine hormonların değişmesiyle depresif olabiliyorlar. Menopoz döneminde de yine hormonların değişmesi kadınlarda depresyona neden Erkeklerin depresyonu nasıl oluyor?- Dr. Başak Onlar genellikle depresyonu kadınlardan daha farklı yaşıyor. Kadınlar depresyona girince hüzün, değersizlik, suçluluk duyguları yaşarken, erkekler depresyona girince genellikle yorgun, sinirli oluyor, uykusuzluk ve ilgi kaybı yaşıyorlar. Alkole eğilimleri de artıyor. Bazen kendilerini işe daha fazla verip duygularını konuşmaktan kaçınıyorlar. Kadınlar daha fazla intihar denemesi yapıyor ama intihar yüzünden ölen erkeklerin sayısı daha Çocuklar depresyona girer mi?- Dr. Başak Maalesef çocuklar da depresif olabilir. Onların depresyon belirtileri yetişkinlerden daha farklı; okula gitmek istemeyebilir, yanınızdan ayrılamayabilir, anne-babasının öleceği düşüncesiyle aşırı kaygılanabilir, okulda davranış problemleri gösterebilir, anlaşılmadığını hissedebilir, karın ağrısı gibi fiziksel şikayetleri olabilir. Ergenlikten önce kızlarda ve erkeklerde depresyon görülme oranı eşitken, 15 yaşlarından itibaren, kızlarda depresyon görülme sıklığı iki kat daha fazla. Bu tip şikayetler yaşayan bir çocukta depresyon olup olmadığı iyi araştırılmalı çünkü tedavi edilmezse yetişkin çağa kadar devam eder ve hayatını olumsuz etkileyecek başka problemlere yol Çok zor bir hastalıkmış. Ben de iyileşemezsem hayatım kötü etkilenecek diye endişeleniyorum. Eskisi gibi problemlere çözümler üretemiyorum, hiçbir şey yapmak içimden gelmiyor. Düzelmek çok istiyorum, eski hallerimi özlüyorum. Eski halime dönebilecek miyim?- Dr. Başak Doğru bir tedavi sonucunda depresyondan kurtulmanız mümkün. Depresyon, çok yaygın olduğu ve tedavi edilmediği takdirde tehlikeli sonuçlara yol açtığı için üzerinde en çok araştırma yapılan ruh sağlığı problemlerinden biri. Dolayısıyla tedavi yöntemleri üzerine de çok araştırmalar yapılıyor. Son yıllarda yapılan araştırmalar, psikolojik yöntemler arasında Kognitif Bilişsel terapinin en etkin terapi yöntemi olduğunu gösteriyor. Depresyonun şiddeti, süresi, kendini gösterme şekli, hayatı ne kadar etkilediği kişiden kişiye değişeceği için, tedavi yöntemi kişinin ihtiyacına göre Uzun süren hüzün, kaygı veya “boşluk” hissi- Umutsuzluk duygusu- Karamsarlık ve çaresizlik duygusu- Değersiz veya suçlu hissetme- Sinirli olmak, gergin hissetmek- Yorgunluk, enerjinin azalması- Konsantre olamama, dikkati toplayamama- Karar vermekte güçlük- Cinsel istek kaybı- Eskiden zevk alınan aktivitelerden zevk alamamak- Uykusuzluk, uykuya dalmakta güçlük ya da çok uyumak- İştahta değişiklik, daha fazla veya daha az yemek- Motivasyon eksikliği- Tedaviyle geçmeyen ağrılar, sindirim problemleri, kramplar, tutulmalar- Ölme isteği, intihar düşünceleri Psikoterapi diyalogları, yaşanmış hikayelerden esinlenerek, psikoterapi sürecinde kullanılan yöntemlere örnek oluşturmak amacıyla yaratılmıştır. İçeriği psikolojideki bilimsel gelişmelere paralel olmakla beraber genel bilgilendirme ve tavsiye niteliğindedir.
Tuzla'da öğretmen Fatma Kayıkci cinayetine ilişkin ağırlaştırılmış müebbet ve 10 yıla kadar hapsi istenen Atalay Filiz hâkim karşısına çıktı. DHA'nın haberine göre, Filiz mahkemede, "Ben psikolojik olarak iyi hissetmiyorum . O yüzden daha sonra savunma yapacağım. Süre talep ediyorum" dedi. Fatma Kayıkci'nin komşusu, "Alt kattan kavga, düşme, boğulma gibi sesler geliyordu. Komşum Fatma'yı aradım, cevap vermedi. Çocuğun okuldan gelme saati olunca mecburen aşağı indim. Atalay'ı gördüm. Bir bezle çömelmiş vaziyette koridoru siliyordu. Kan doluydu. Hızlı hızlı nefes alıp veriyordu. Çok pis bir koku vardı" diye konuştu. "Psikolojik olarak kendimi iyi hissetmiyorum" Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki ilk duruşmaya tutuklu sanık Atalay Filiz, Fatma Kayikci'nin ailesi ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada kimlik tespiti ve iddianamenin okunmasının ardından mahkeme başkanı Atalay Filiz'e savunmasını yapıp yapmayacağını sordu. Bunun üzerine Filiz, "Ben psikolojik olarak iyi hissetmiyorum. O yüzden daha sonra savunma yapacağım. Süre talep ediyorum" dedi. Filiz'in avukatı Uğur Poyraz ise, "Müvekkilimin beyanına bir diyeceğimiz yoktur. Gelecek celse savunması hazır olduğunda yapacaktır" diye konuştu. "En ağır şekilde cezalandırılsın" Fatma Kayıkci'nin 16 yaşındaki oğlu daha önce ifade verdiğini belirterek, " Her şey iddianamede belirtilmiş. Sanığın atılı suçlardan en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ediyorum" şeklinde konuştu. "Kimliğimi kullandı" Duruşmada tanık olarak dinlenilen Ömer Baba, "Atalay Filiz'i tanımıyorum. Sadece televizyonda gördüğüm kadarıyla cinayetten arandığını biliyordum. Çalıştığı çay bahçesinde kimliğimi düşürmüştüm. Kimliğimi elde etmiş. Kimliğimi kullanarak sağda solda kendisini Ömer Baba olarak tanıtmış. Polis de beni aradı, ben de konuya ilişkin ifade verdim" dedi. "Kan doluydu, çok pis bir koku vardı" Mahkeme Başkanı tanık olarak dinlenen Fatma Kayıkci'nin komşusu tanık Sibel Ocak'a "Rahmetli senin komşunmuş, neler biliyorsun" diye sordu. Gözyaşlarına boğulan Ocak ifadesi boyunca gözyaşlarına hakim olamadı. Kayıkci ile aynı apartmanda oturduğunu söyleyen Ocak, "Olay günü kızımı okuldan alacaktım. Alt kattan kavga, düşme, boğulma gibi sesler geliyordu. Karşı komşumu aradım kavga seslerinin geldiğini söyledim. Komşum bana alt kattakilerin kardeşi gelecekti dedi. Kavga ediyorlar diye düşündüm. Komşum Fatma'yı aradım, cevap vermedi. Mesaj çektim, okumadı. Daha sonra telefon kapandı. Çocuğun okuldan gelme saati olunca mecburen aşağı indim. Atalay'ı gördüm. Bir bezle çömelmiş vaziyette koridoru siliyordu. Kan doluydu. Hızlı hızlı nefes alıp veriyordu. Çok pis bir koku vardı. Kavga ettiler eli falan kesildi diye düşündüm. Sonra eve girdim. Kızım kanları görüp korkar diye tekrar aşağı indim. Sanık kanları temizlemiş ve içeri girmişti" diye konuştu.
psikolojik olarak kendimi iyi hissetmiyorum