VERESİYE SATAN PEŞİN SATAN OUT! DİJİTALLEŞEBİLEN DİJİTALLEŞEMEYEN IN! Dünyamız dört buçuk milyar yaşını doldururken kimilerine göre dramatik kimilerine göre de fantastik bir çağa girmiş bulunmakta. Bu çağın adı aslında öğretmenlerimizin kara tahtaya yazdığı ‘Yeni Çağ’ ya da ‘Yakın Çağ’ değil, bu İfadenin son cümlesinde, (Çünkü, semen meçhuldür) deniyor. Semen, satışta belirlenen fiyatı demektir. Satıcı, peşin olursa 10 lira, taksitle 15 lira derse, müşteri de, bu iki fiyattan birini, yani ya peşin 10 liraya veya veresiye 15 liraya olan satış fiyatını kabul ederse, alışveriş sahih olarak gerçekleşmiş olur. İkinci el ayakkabı Mehmet Yavuz ve kedisi Osman'a kazanç kapısı oldu. Zamanında hali vakti yerindeyken bir şekilde iflas eden Mehmet Yavuz, şimdi Bursa 'da bir alt geçitte bir dükkanda, insanların verdiği ya da çöpten bulduğu ayakkabıları onarıp, onları satarak, kendisinin ve 10 sene önce bir kazadan kurtardığı kedisinin Peygamberimizin (s.a.s.) amcasının oğlu ve damadı, dört halifenin dördüncüsü; Hz. Ali’nin (r.a.) hayat düsturları. Hazret-i Ali -radıyallâhu anh-, kimseye nasîb olmamış bir mazhariyetle, Kâbe-i Muazzama içinde dünyaya geldi.1 Ailesi kalabalık olduğundan, Efendimiz -aleyhissalâtü vesselâm-onu himâyesine aldı. CiğerSatan Kadı MEDDAH HİKAYESİ. Sarıkamış’ta yaşananlar, bizlere birer ibrettir. Vatan topraklarımızın en güçlü biçimde bugünlere gelmesinde emeği geçen bütün şehitlerimizi rahmetle anıyor, onların aziz hatırası önünde saygıyla eğilip sizleri bu destanı izlemeye davet ediyoruz.. Oyunumuzu seyrederken kani Fast Money. Durun bakalım bir tahmin edeyim bu 1980’li yılların ortalarına kadar hemen her esnafın ikonu haline gelen “veresiye satan-peşin satan” resminin kaç yıllık olduğunu..Tahminime göre bunu yapan bir türk ressamı da yüzyıl Avrupasında hiçbir sanatsal kaygı güdülmeksizin,tümüyle pratik bir amaç için,yani veresiyeci müşterilerle vakit kaybetmek istemeyen esnaf ve tüccarların ticarethanelerine asılmak amacıyla nedenle resmin her iki sahnesi de verilen mesajı en kolay anlaşılır ve en etkili şekilde tasarlanmış…yoksul esnaf zayıf,çelimsiz,yırtık dökük yamalı elbisesi ile,mutsuz bir yüz ve endişeli ruh halini dışavuran elini başına götürmüş bir jestle karşın peşin verense mutlu ve işleri tıkırında görünsün diye rahat bir şekilde koltuğa oturtulmuş,dirseğini masaya dayaması ve vücut ağırlığını masaya vermiş olması,endişeden uzak,rahat bir ruh halinin gül,o zamanlardan kalma bir moda mıydı yoksa çapkınlık çağrışımı mı yapıyor?Aklıma Marlon Brando’nun canlandırdığı Don Corleone’un ikide bir sürekli yakasında duran gülü koklaması iri göbeğini daha gösterişli hale getiren yeleği ve o zamanlar şaşmaz bir zenginlik simgesi olan zincirli köstekli içiyor!…Hala patronlar ağzındaki puro ile çizilmez mi karikatürlerde?Kasanın üst gözünde silindir gibi gözüken şeyler de tapular,çeşit çeşit kıymetli evraklar falan gözde deste deste elini bir çeşit saz ya da gitar çalar gibi diyecek yok…İçinden şarkı söylemek geliyor!… Ama artık devir değişti kredili satışlar,ekonominin motorunu gibi üretim tüketim dengesi bozulmuş bir bir toplumda vatandaşı tüketime zorlamanın başlıca yolu haline bu kartlarla imkanlarının ötesinde tüketmeye yıllar önce ilk defa kredi kartı kullanmaya başladığımda çok nadir kullanıyordum kredi kartını…Daha sonra her türlü ihtiyacım için ve nihayet ihtiyacım olmayan şeyler için de kullanmaya acil durumlar dışında kredi kartının insanı gereksiz tüketime özendirmek dışında bir işe yaramadığını öğrenmiş bulunuyorum. Soğuk savaş sonrası tüketim ekonomisi bizim ülkemize bu şekilde girmiş için eskiden olduğu gibi devlete borç vermek karlı olmaktan çıktıkça,tüketici kredi kartlarına ağırlık vermeye kredileri tüketim ekonomisini tetikledi ve giderek taksitli tüketim ekonominin belkemiği haline tüketerek de olsa ,global tüketim ekonomisi içerisinde yerimizi konuda ciddi araştırmalar yapılmadığı için,büyük işsizler ordusu yaratıp yeni yoksullar ordusunu büyüten ekonomik krizlerde geri dönmeyen tüketici kredilerinin payını gözden uzak tutulamayacak denli büyük bir payının olduğu kesin… Ve dünyada tüketim ekonomisinin çöküşü ile ilgili olarak Mortgate krizi önemli bir sinyal resimde,sağ taraftaki şişko gibi semirip kıç göbek bağlayan tüketim ekonomisi sürekli hava verip şişirilen balonlar gibi şişko ne kadar çalarsa çalsın hayali zengin emperyalist ülkelerde büyük bir tüketim çılgınlığı her nasılsa Amerikalının tükettiği şeylerin çoğunu üreten Çinli işçilerin yarattıkları zenginlikten çok düşük pay almalarına sürekli tükettirip tüketime özendirilen azgın kapitalizm dünyanın doğal kaynaklarını yağmalayıp geri dönüşsüz bir hasara yol gibi ülkelere de ürettiğinden çok fazlasını tüketen,üstelik açlığı ve yoksulluğu gidermeyip daha da artıran bir rant ekonomisi modeli şeklinde bulaşmış durumda. Şimdi bir kez daha göz atalım yukarıdaki resimdeki “veresiye satan” mutsuz,endişeli…Ama görünüşe göre ilerlemiş yaşına rağmen bir gram fazla yağı yokmuş gibi da doğaya uygun bir yapıya büründüğünün,doğayla denge içinde yaşamak için bize hastalık gibi bulaşmış olan tüketim ekonomisine alternatif bir sistem yaratmamız gerektiğinin işareti olamaz mı? veresiye satan adam bir eli alnında yerdeki hamamböceklerine bakarken, peşin satan da koltuğunda geriye kaykılmış purosunu tüttürürken resmedilmişti. peşin satanın göbek dağı tez zamanda kalp krizinden gidecekmiş görüntüsü veriyordu lakin. ikisi de özenilecek tipler değildi aslında, en iyisi hiç satmamak abi. internette defalarca arayip da görselini bulamadigim poster. kült. şimdilik görülebilecek resim. artık şekil şemal değiştirmiş ticari slogan şeysi...iki tane tüccar yerine iki tane muhabbet kuşu var bu yeni resimlerde, peşin satanın tüyleri yerinde iken veresiye veren tüyleri yolunmuş bir halde bakıyor...artık ne demek istedilerse...bir başka nokta ise iki kuşun da copy-paste yapılmış gibi aynı yüz ifadesine sahip olması; ikisi de mutlu mutlu bakan kuşlar...acep tüyü yolunan zevk almayı mı öğrenmiş, yoksa başka bir şey mi var ben anlamadım... bkz satanbkz satanizm poster dikkatli incelendiğinde ortadan üst tarafa doğru şöyle bir mani göze çarparveresiye veremem,arkan sıra gelemem,gelirsem de bulamam,bulursam da alamam. bugun ümraniye civarlarında bir manavda gördüğüm, vay anasını -türkiye deki ticari gelişimin geldiği son nokta- olarak değerlendirdiğim acıklı resim. nedense veresiye veren adamı kendime yakın hissediyorum. duygusalmıyım? hayırdır. bu resimlerin toptan olarak satıldığı yer tahtakaledir. dükkanının bir kö$€sine asmak isteyenler için tavsiye edilir. ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek için giriş yapmalısın. eskiden bakkal ve bakkaliyelerde duvara asılı bulunan ironik görsel. hatta her hafta bunu silip tozunu alan esnaflar vardı. taşrada bazı yerlerde hala

peşin satan veresiye satan hikayesi