Türkiyenin en köklü sigorta şirketlerinden Aksigorta ile onlarca farklı sigorta ürününde dünya standartlarıyla hizmet alın, güvende kalın. QuickSigorta Güvencesiyle Bina Tamamlama Sigortası. Orient Sigorta Resmi Web sitesidir. Install. Aracın motor boyutu en fazla kaç olmalı. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi, trafik kazalarında mobil kaza tutanağı uygulaması. Belediyelerle Bina Tamamlama Sigortası’nda Sıkıntılar Yaşanıyor. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) 40.Grup (Sigortacılık) Meslek Komitesi Şubat ayı olağan toplantısını online olarak gerçekleştirdi. Toplantıda komite üyeleri tarafından, 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Fast Money. Sektörden Haberler 1005Okuma Süresi 0217 dakikaGİSP, Bina Tamamlama Sigortaları ve İskan Ruhsatı konulu Yuvarlak Masa toplantısında Bina Tamamlama Sigortalarının işleyişi ile ilgili bilgiler GEZEN ROSENBERG & PARKER,SURETY, Derya GÜNGÖR ÖZÇELEBİ GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI ve Müjdat GÜLER'in NOVA GROUP HOLDİNG sunumlarıyla gerçekleştirilen toplantıda, gayrimenkul sektörünün en büyük problemlerinden biri olan ve alıcıların sektöre olan güvenini sarsan, geliştirici şirketlerin, nakit sıkıntısı, iflas, imar değişikliği, teknik yetersizlikler, kötü niyet vs. nedenlerle projelerini geç teslim etmesi veya hiç teslim etmemesi sorununa çözüm olması beklenen, BTS Bina Tamamlama Sigortası tüm yönleriyle ele alındı. Konu ile ilgili Müjdat GÜLER 'BTS sektöre çekidüzen verecek ve sektörü regüle edecek çok önemli bir enstrüman, fakat sektörde sigorta şirketlerinin BTS düzenlemek için arayacağı mali ve teknik kriterleri sağlayabilecek firma sayısı fazla değil, sektörde çoğunluğu gayri resmi kanallar üzerinden iş yapanlar oluşturuyor. Öncelikle, bu firmalar ve şahıslara dur denilmesi lazım. Sektörün kaybetmeye başladığı güveni tekrar kazanmak için, kanun koyucunun düzenlemeler yapması ve geç teslim, teslim edilmeme, iskansız teslim gibi konularda yaptırımları arttırması gerekiyor. Olumsuz durumlarda geliştirici şirket ve sigorta şirketlerinin yanı sıra, satış sürecinde aktif rol oynayan emlak danışmanları ve satış danışmanlarının da sorumlu sayılması, alım satım işlemlerinin, gayrimenkul hukuku konusunda uzman avukatlar üzerinden ilerlemesi, BTS düzenlenmeyen projelere satış yasağının getirilmesi ve konut kredisi kullandırılmaması gibi uygulamalar, hem her önüne gelenin gayrimenkul geliştirmesini önleyecek, hem de sektörde kaybolmaya başlayan güveni tekrar tesis edecektir.' Meltem GEZEN ise BTS'nin, geliştirici şirketler tarafından yaptırılması ile alıcılar kendilerini son derece güvende hissedecek, çünkü herhangi bir proje için BTS poliçesi düzenlenmeden önce, geliştiricinin mali ve teknik yeterlilikleri, sigorta şirketleri tarafından detaylı bir incelemeden geçirilecek, BTS ile sigorta şirketi, adeta geliştiricinin proje ortağı haline gelecek, bu yönüyle BTS bir kefalet sözleşmesi gibi sigorta şirketini de sorumlu hale getirecek. Alıcılar BTS'nin olup olmamasına göre geliştirici şirketleri ve projeleri değerlendirerek kararlarını verecekler, BTS'nin düzenlenmesinde yeni şirket, eski şirket veya büyük şirket, küçük şirket ayrımı yapılmıyor, önemli olan mali ve teknik yeterlilikler.' GÜNGÖR ÖZÇELEBİ ise BTS poliçesinin düzenlenebilmesi için projenin 30 konut ve üzeri bağımsız bölüme sahip olması gerekiyor, proje başlangıcından sonra hasar oluşması durumunda sigorta şirketi alıcılara yapılan ödemeleri iade edebilir veya inşaatı tamamlayarak alıcılara teslim etme yoluna gidebilir. Sigorta şirketinin BTS kapsamında toplamda 6 yıllık bir sorumluluğu bulunuyor, yani 6 yıl içinde hasar ödemesinin yapılması veya proje teslimin gerçekleştirilmesi gerekiyor, süre kimilerine göre uzun görünse de, üzerinden 10 yıl, 15 yıl gibi bir süre geçmesine rağmen projesi teslim edilmemiş ve ödemelerini geri alamamış mağdurlar olduğu göz önüne alınırsa, 6 yılın çok da uzun olmadığı daha iyi anlaşılacaktır.' diyerek sözlerini noktaladı. Soru cevap şeklinde devam eden toplantının kapanışında söz alan GİSP Üyesi ve Gayrimenkul Hukuku Uzmanı, Avukat Nazım KURT; BTS'nin gelmesi ile gayrimenkul sektörünün yeni bir döneme girdiğini söyleyebiliriz. BTS ile alıcılar, işini düzgün yapan şirketler ile sermayesi ve teknik yeterliliği olmayan şirketleri rahatça tespit edebilecekler, bu sebeple, şirketler kendilerine çeki düzen verecek. Öte yandan, sigorta şirketlerinin sektöre bu şekilde derinlemesine girecek olması ve yarım kalan inşaatları tamamlamaya soyunması, inşaat-taahhüt sektörünü de hareketlendirecektir, GİSP olarak BTS'nin sektör geneline yayılması için sektör oyuncularını bilgilendirmeye devam edeceğiz.' diyerek sözlerini Tamamlama Sigortası BİNA TAMAMLAMA SİGORTASI NEDİR? İnşaat tamamlama sigortası özellikle kentsel dönüşüm projeleri ve toplu konut inşaatı projelerinde inşaat firmasının iflas etmesi ve/veya taahhüt ettiği projeyi ihmalen tamamlayamaması veya kasten bırakması halinde inşaatın kaldığı yerden devam ettirilerek bitirilmesi ve iş sahiplerine teslim edilmesini garanti altına alan bir sigorta ürünüdür. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunla, 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren tüketicinin konutunu peşin veya taksitle ödemesini Ön Ödemeli Konut Satışları olarak düzenlemiş idi. Ön Ödemeli Konut Satışları Hakkında Yönetmelik 27/11/2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi. Tüketicilerin mağduriyetine yol açan bina ve projelerin yarım kalması ya da hiç başlanmaması riskine karşı inşaat firmaları için, BİNA TAMAMLAMA SİGORTASI nın yapılması ya da diğer teminatlardan en az birinin verilmesi mecburi hale gelmiştir. Konut sahibi olmak amacıyla yüksek bedeller ödemiş olan tüketicilerin inşaat şirketi iflas etse bile Bina Tamamlama Sigortası sayesinde konutları edinmeleri sağlanmış olacaktır. Ancak Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Ön Ödemeli Konut Satışları Hakkında Yönetmelik ile inşaat firmaları tüketicilere yönetmelikte belirtilen Bina Tamamlama Sigortası veya banka teminat mektubu, hak ediş sistemi veya bağlı kredi gibi teminatlardan en az bir tanesini sağlamak zorundadırlar. Yönetmeliğe göre, inşaat firmasının tüketici ile sözleşme imzalayabilmesi için öncelikle inşaat ruhsatını alması zorunludur. Tüketiciye konut satış sözleşmesi imzalanmadan bir gün önce Ön Bilgilendirme Formu düzenlenecektir. Bu formda aşağıdakiler bulunacaktır. Satılacak konutun ada, pafta, parsel, blok, konum, kat bilgileri ile bağımsız bölümün net ve brüt metrekareleri Konutun vergi masrafı dahil tüm değeri, faiz var ise faiz oranı Tüketicinin sözleşmeden dönme ya da cayma hakkına ilişkin detaylar Konutun teslim tarihi, inşaat ruhsatının alınma tarihi, yönetim planında belirlenen giderler tüketicinin ödeyeceği aidat kalemleri Verilecek teminat hakkında detaylar Konut satın almak isteyen tüketiciye ön bilgilendirme formuna ek olarak kat planı, mahal listesi, bağımsız bölüm planı ve vaziyet planı verilecektir. Yapılacak olan Ön Ödemeli Konut Satış Sözleşmesi, kat irtifakı tapusunun tescilinin yanı sıra yapılacak yazılı sözleşme veya noterden düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesi ile düzenlenir. Aksi takdirde yapılan sözleşme geçersiz sayılacaktır. Yapılan sözleşmenin kanun gereğince tapuya tescili gereklidir. Tüketici 14 on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeden ve cezai şart ödemesi yapmadan sözleşmeden dönebilecektir. Tüketici konut kendisine teslim veya devir edilinceye kadar sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Böyle bir durumda tüketici noter vasıtası ile bildirim yapacaktır. Dönme hakkını kullanan tüketici vergi, harç ve masraflar ile sözleşme bedelinin %2’sine kadar tazminat ödeyecektir. Ancak tüketici iflas ederse, inşaat firması bir daireyi birden fazla kişiye satarsa ve projede değişiklik yapar ve tüketici bunu kabul etmezse vergi, harç, masraflar ile sözleşme bedelinin %2’sine kadar tazminat ödemeden de sözleşmeden dönülebilecektir. Satış sözleşmelerinde inşaat firması sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 36 otuz altı ay içinde daireyi teslim edecektir. Konut veya kat mülkiyetinin kurulması veya kat irtifakına tapusunun tükeci adına tapuda tescili ve oturmaya elverişli bir şekilde tüketiciye zilyedliğinin devri ile olacaktır. Ön Ödemeli Konut Satışı hükümlerine aykırılık halinde, 6502 sayılı yasa gereğince inşaat firmasının TL’ye kadar idari para cezası ödemesi söz konusu olabilecektir. DENETİM SİGORTA ŞİRKETİNDE Sigorta Şirketleri, sigortalayacağı inşaat firmasının geçmiş tecrübelerini, mali yapısını detaylı inceleyerek poliçe düzenleyecektir. Sigorta Şirketi, inşaat firmasını riskli görür, projeyi bitiremeyeceğine karar verirse sigorta yapmayacak ya da ek teminatlar talep edebilecektir. Ayrıca, inşaat süresi içinde şirket, Sigorta Şirketine karşı yükümlülüklerini yerine getirmez, mali yapısını bozacak girişimler içinde bulunursa; Sigorta Şirketi sözleşmeyi sona erdirecek ve bunu Bakanlığa bildirecektir. Bu şekilde riskin en aza inmesi ve tüketicinin mağdur olmaması için inşaatın başlangıcından bitimine kadar geçen süre içinde Sigorta Şirketleri denetim görevini yürütecektir. Sigorta poliçesinin primleri ise projenin süresine ve bedeline, inşaattaki konut sayısına göre Sigorta Şirketleri tarafından serbestçe belirlenecektir. Bina Tamamlama sigortasının avantajları nelerdir? Bina Tamamlama Sigortası ile sigortalılar inşaat firmasının keyfi davranışlarından korunur. Bina Tamamlama Sigortası, özellikle kentsel dönüşüm projeleri ve toplu konut inşaatı projelerinde, protokolde yazan şartlara uyulmaması halinde Borçlar Kanunun verdiği hak ile başka bir inşaat firması ile sözleşme yaparak, inşaatın tamamlanması garantiler. Bu sebeple Bina Tamamlama Sigortası, hem inşaat firmalarını hem daire sahiplerini koruyan bir sigorta ürünüdür. Poliçenin yapıldığı Sigorta Şirketi, inşaat firmasını güvence altına alarak şirketin iflas etmesi, şirket sahibinin kaçması veya ölmesi durumunda daireleri satın alan tüketicilerin bütün zararlarını karşılayarak zor durumda kalmamalarını sağlamaktadır. Sigorta Şirketleri, sigorta kapsamında olan inşaat firmalarının sorumlu olduğu yükümlülükleri yerine getirmedikleri takdirde, durumu Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’na bildirerek poliçeyi sonlandırmaktadır. Bu sayede Sigorta Şirketleri projenin denetimini yaparak tüketicilerin mağdur olmasını önlemektedir. Fakat Sigorta Şirketi, inşaat yarım kalmış ise başka bir inşaat firması ile anlaşarak inşaatı 24 yirmi dört ay içerisinde tamamlayarak tüketiciye teslim edebilir. Sigorta Şirketi bu iki seçenekten birini seçmekte özgürdür. Her iki durumda da tüketici mağdur olmayacaktır. Sigorta Poliçesi Dışında Kalan Durumlar Nelerdir? Yapılacak olan proje kapsamında olup fakat konut olarak kullanılmayacak alanlar Yapılacak olan projenin toprak kayması, dolu, sel, su baskını ve yıldırım gibi doğal afetler sonucunda bitirilememesi Konut satışlarının yapıldığı sözleşmelerin kurallara aykırı yapılması ve noter onayında yapılmaması İnşaat firmasının projeye aykırı hareket etmesi ve kamu kurumlarının herhangi bir nedenden projeyi durdurması Nükleer tehlike veya kirlenmeden meydana gelebilecek olumsuzluklar Ayaklanma, savaş, isyan, ihtilal veya müdahale sırasında oluşabilecek olumsuzluklar ve projeye gelebilecek zararlar Yapılan inşaatın bakım faaliyetleri kapsamında kaynaklanan infilak, yangın, duman, dahili su, kar ağırlığı, her türlü taşıt çarpması durumunda oluşabilecek zararlar İnşaat firmasının projeyi yaparken kurallara aykırı hareket etmesi ya da herhangi bir sebepten ötürü Kamu Kurumunun projeyi durdurma kararı alması İnşaat/Bina Tamamlama Sigortasının Maliyeti Nedir? Projeyi yapan şirketin kim olduğu, projenin tamamlanma süresi, daire sayısı gibi birçok etken sigortanın maliyetini belirlemektedir. Geçtiğimiz yıllarda mali sıkıntıya düşerek, iflas eden inşaat şirketleri nedeniyle binlerce kişinin zor duruma düşmesinin ardından, 2013 yılının sonunda uygulamaya giren yeni Tüketici Kanunu'na, ön ödemeli konut satışları için bina tamamlama sigortası adı altında zorunlu sigorta maddesi eklenmişti. Hazine'nin genel şartları belirlemesinden sonra Bina Tamamlama Sigortası 11 Mart'ta yürürlüğe girdi. Tüketici Kanunu gereğince artık büyüklüğü bakanlık tarafından belirlenecek konut projeleri için sigorta yapılması gerekiyor. Poliçenin doğru algılanıp uygulanmasının önemine vurgu yapan Üze, ilgili sigortanın tüketicilerin konut alış sürecine de olumlu yansıyacağını ifade etti. Bina Tamamlama Sigortası'nın, 30 dairenin üstündeki konut projeleri için zorunlu olacağını aktaran Üze, 30 daire altındaki projelerde de talep edildiği takdirde söz konusu sigortanın yaptırılabileceğini şirketleri denetimi sağlayacak!Özser Group Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Üze, sigorta şirketlerinin, sigorta yapacağı inşaat şirketinin mali yapısını, geçmiş tecrübelerini detaylı inceleyerek, poliçe düzenleyeceğini, sigortacının inşaat şirketini riskli görümesi, projeyi bitiremeyeceğine karar vermesi halinde sigorta yapmayacaklarını ya da ek teminatlar isteyebileceklerini belirtti. Üze, aynı şekilde inşaat süresi içinde şirketin, sigortacıya karşı yükümlülüklerini yerine getirmemesi ya da mali yapısını bozacak girişimler içinde bulunması halinde sigorta şirketinin sözleşmeyi sona erdirebileceğini söyledi. Özser Group Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Üze, sigorta şirketlerinin titizlikle yürüteceği bu süreçte elde edilen verilerin Bakanlık ile paylaşılacağını, böylece riskin en aza inmesi ve tüketicinin mağdur olmaması için inşaatın, başlamasından bitimine kadar geçen süre içinde sigorta şirketlerinin denetimi elinde bulundurmuş olacağını dile getirdi. Yine poliçe kapsamında sigortanın primlerinin, inşaattaki konut sayısına, projenin süresine ve bedeline göre sigorta şirketleri tarafından serbestçe belirlenmesinin ve satıcının, konutun tamamlanarak tüketiciye teslim edildiğini derhal sigortacıya bildirmekle yükümlü olmasının da sigorta şirketlerinin kontrol gücünü artıracağını sözlerine ekledi. Emlak Güncel Haberler Sigorta Medya Odak Noktası Yazarı Özer Şimşek, konut fiyatlarındaki artışı mercek altına aldı. Ekonomideki dalgalanmalar, artan inşaat maliyetleri, konut arzındaki düşüş gibi etkenlerden dolayı Türkiye’de konut metrekare birim fiyatlarının 2022 yılı mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 127, İstanbul’da ise yüzde 147 arttığına dikkat çeken Şimşek, gayrimenkul piyasasında bir krizi yaşanmaması için bina tamamlama sigortasının kritik bir öneme sahip olduğunun altını çiziyor. Şimşek, “Bina tamamlama sigortasının, sorunların aşılmasına dair yegane çıkış yolu” diyor. Son 20 yılın en yüksek enflasyon rakamları ülke gündeminden düşmüyor. Bir kesim yaşamını idame ettirme çabası içindeyken, bir diğer kesim, nakit varlıklarını korumaya çalışıyor. Böyle bir ortamda, tasarruf tarafında birçok kişinin döviz mağduru olduğunu söylemek bulunduğumuz mayıs ayından bir yıl geriye gittiğimizde 2021 Mayıs ayı USD/TL kuru TL. Yazıyı kaleme aldığım, 10 Mayıs tarihli USD/TL kurunu 15,25 alırsak, parasını yabancı para cinsinden mevduat yapan birisi % 78 getiri elde etmiş. Hadi buna cari Eurobond faizini de eklersek, % 89’luk bir koruma sağlamış. Koruma sağlamış diyoruz, çünkü nakit varlık gerçekte değer kaybetmiş. Şöyle ki; 2022 Nisan ayı enflasyonu TÜFE 69,97 ve ÜFE 121,82 açıklandı. Her ikisinin ortalamasının gerçek enflasyonu vereceği yaklaşımından hareketle, % 95,9 rakamını baz alabiliriz. Dolayısı ile, döviz pozisyonu alanların parasının değerini reel olarak yitirdiğini söylemek mümkün. Gayrimenkul fiyatları artmaya devam edecek mi? Bir diğer klasik yatırım aracı olan gayrimenkul ne durumda diye verilerine göre İstanbul’da 2022 yılı mart ayının bir önceki yıl aynı aya göre konut metrekare birim fiyat değişim oranı % 147 Türkiye Geneli % 127. İstanbul’da geçen sene paranızı dolara yatırmak yerine konut alsaydınız, paranız enflasyon karşısında çok daha yüksek bir getiri elde edecekti. Peki bundan sonra gayrimenkul fiyatları artmaya devam edecek mi? Bu sorunun yanıtı bir çok açıdan evet. Çünkü bugün birinci sınıf konut inşaatının maliyeti, her ne kadar resmi rakamlar yılın başında Türk Lirası olarak açıklansa da, bugün geldiğimiz noktada Türkiye’nin neresinde olursanız olun, TL’yi geçmiş durumda. Yani konut fiyatlarında önümüzdeki günlerde potansiyel artışın ilk nedeni konut inşaat maliyetleri. Oturduğumuz semtte ki konutunuzun brüt metrekaresini inşaat maliyeti ile çarptıktan sonra, Semt, mahalle ve ilçede müteahhitlerin kentsel dönüşüm için teklif etikleri oranlara bakmalısınız. Yani, toplam inşaat maliyetini, müteahhidin payına düşen orana bölerseniz konutun cari potansiyel satış fiyatını bulursunuz. Örneğin brüt 140 m2, 25 yaşında bir konutunuz olsun. Müteahhit, bu bölgede % 60 ile kentsel dönüşüme pay veriyorsa, brüt 140 m² ile kabaca TL olan m2 inşaat maliyetini çarptığınız zaman TL inşaat maliyeti çıkıyor. Bunu müteahhitin payı olan % 40’a bölersek, %100’ünü yani TL daire satış fiyatını bulmuş oluruz. Hesabı biraz daha detaylandırarak bina ömrünü kabaca 50 yıl kabul edip yıllık %2 amortismanı 25 yıl x % 2= % 50 amortisman sadece inşaat maliyetinden düşersek, TL daha geriye çektiğimizde, TL gibi bir rakama ulaşırız. Özetle, oturduğumuz semtte fiyatlar bu civarda ise, fiyatların aşırı olmadığını söyleyebiliriz; altında ise bir artış potansiyelinden söz etmek mümkün. Fiyatların yakın gelecekte artışını sürdürmesinin bir başka nedeni de konut arzındaki ciddi düşüş. İşte gayrimenkul balonu şeklinde nitelenen olgu, arz yada talep yönlü ortaya çıkıyor ve girdi maliyet artışı gibi somut bir nedene dayanmadığında fiyat artışları günün birinde gerçek değerine ulaşıyor. Bu noktada balon patlıyor ve 2008 ABD’de olduğu gibi çok büyük krizlere neden olabiliyor. Peki Türkiye’de konut arzında son yıllarda ne olmuş bir bakalım. Yapı kullanma izin belgesi yani iskan olarak bilinen belediyeler tarafından verilen bir nevi bina kullanım lisansının yılara göre değişimlerine göz atalım. Yukarıdaki grafiğe baktığımızda 2014-2016 arasında dengeli ve istikrarlı bir konut üretimi ve buna bağlı 700 binlerin orta noktalarında iskan sayısı görüyoruz. 2017 ve 2018’de daha önceden bir miktar ivmelenen konut üretiminin etkisi ile 800 binli rakamların aşıldığını ama istikrardan önemli bir ayrışma olmadığını görüyoruz. Zira, Türkiye’de son 5 yılda sıfır konut gereksiniminin 750-850 bin bandında yıllara göre değiştiğini söylemek mümkün. Ancak,2018 yılındaki Rahip Brunson krizi ve onun getirdiği aşırı kur dalgalanmaların ardından büyükler dahil çok sayıda müteahhit firmanın battığını biliyoruz. Böylelikle, konut arzındaki rakamlar sırasıyla, 2019’da 755 bin ve dramatik bir düşüşle 2020 ve 2021’de sırasıyla 600 bin ve 626 bine düşüyor. Dolayısıyla nüfusun arttığını da düşünürsek bugün için senelik civarında bir konut arzı açığı ortaya çıkıyor. Akla şu soru geliyor. “Evet bir kriz yaşandı ama ülkede müteahhit mi azaldı? Her krizde birileri batar, yenileri gelir; neden bu denli düşüş yaşanıyor?” Sorunun yanıtını 2 boyutlu vermeye çalışalım. İlki, daha çok kentsel dönüşüme odaklanan orta ölçekli müteahhit firmaların, inşaat maliyetlerinin ve 2018’deki gibi olası talep düşüşünün öngörülmemesinden dolayı eskisi kadar istekli ve cesaretli olmadıklarını görüyoruz. 2. boyutta ise ekonomideki dalgalanmalar dolayısı ile çok sayıda batan büyük çaplı firmaları gören potansiyel alıcıların maketten konut alımınaeskisi gibi ilgi göstermediklerini görüyoruz. Bina tamamlama sigortası çok önemli Bu arada 9 Mayıs 2022 tarihli kabine toplantısının ardından, 3 paketi kapsayan bir konut edindirme ve konut arzını arttıracak program açıklandı. Yaklaşan seçimler dolayısı ile ekonomiyi canlı tutmanın en kolay yolu, 2000’den çok kalem malı ilgilendiren inşaat sektörünü teşvik etmek iken, konut arzının zaten zayıf olduğu bir dönemde, talebi artırırsanız fiyatları daha da yükseltip, işte tam balon dediğimiz döneme doğru yol alırsınız. Bu da yeni bir mortgage krizini doğurur. İşte tam bu noktada orta ve büyük ölçekli konut projeleri için, 6502 sayılı tüketicinin korunması hakkındaki kanuna dayalı olarak çıkarılan, 16 Mart 2015 tarihinde yayınlanan genel şartlarla yürürlüğe giren bina tamamlama sigortasının, bu sorunun aşılmasına dair yegane çıkış yolu olduğunu düşünüyorum. Bu konuda ikincil mevzuatlar yayınlasa da, ilgili bakanlığın ve belediyelerin mevzuatta yer alan zorunlu uygulama noktasında yeterince inisiyatif üstlenmediklerini görüyoruz. Oysa bu zorunluluk, doğal olarak maketten ve inşaat halinde konut satışlarını sağlanan güvence dolayısıyla arıttıracağındanmüteahhidin inşaat aşamasındaki finansman sorunlarını ve ayrıca öngörülemezliği ortadan kaldırmak suretiyle konut arzında önemli bir artışa neden olabilir. Böylelikle, piyasa kendi iç dinamikleri sayesinde yeniden dengelenebilecek ve aşırı fiyat artışı dizginlenecektir. Nitekim, devletin, piyasa müdahale eden, satışı teşvik eden, müteahhitliğe soyunan değil, düzenleyici otorite olarak, sigorta gibi çağdaş enstrümanları kullanarak piyasanın kendi iç dinamikleri içinde dengesini bulmasını sağlayan bir rol üstlenmesi gerekmiyor mu? Konut Sigortası Hasar Tespiti Nasıl Hesaplanır? Konut sigortası hem evinizi, hem de eşyalarınızı yangın, deprem, hırsızlık gibi ilk aşamada akla gelen olayların yanında, yer kayması, te...

bina tamamlama sigortası yapan şirketler